ÇİKOLATA HAKKINDA

Herkese selamlar

Ben diyetisyen İkra Sonel.

“Çikolata” başlığını görünce dikkatinizi çekti. Dikkatinizi çekecek daha iyi bir başlık olamazdı sanırım.

Çünkü çikolata dünyadaki en popüler tatlı. Hepimizin bayılarak yediği, vazgeçemediğimiz bir lezzet.

Ana maddesi kakao olan bu besin, birçok formda karşımıza çıkıyor. Kavanoza giriyor, tablet oluyor, karamelle buluşuyor, bisküviyi kaplıyor ve daha birçok üründe aroma maddesi olarak kullanılıyor. Onu çok seviyoruz çünkü çikolata mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin hormonunu artırıyor. Biraz önce hepimiz bunu damarlarımızda hissetmişizdir.

Çikolata yemek sizi iyi hissettirmekle kalmaz aynı zamanda dengeli tüketirseniz sağlığınıza da fayda sağlar. Çünkü potasyum, selenyum, fosfor, bakır, demir, çinko, magnezyum kalsiyum gibi mineraller bakımından zengin bir besindir.

Çikolatanın özünü tropik iklimlere has olan kakao oluşturur. Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık gibi besinler katılarak tatlandırılır. Böylece çikolata meydana gelir.

Bitter çikolata daha yüksek oranda kakao, daha az süt ve şeker içerir. Bu yüzden içeriğinde daha az kalori bulunmaktadır ve sağlığımız için daha faydalıdır. Bahsedilen özelliklere sahip olan, içeriğinde en az %70 kakao oranına sahip bitter çikolatadır. Çikolatanın faydaları saymakla bitmez.

Özellikle yoğun olan bitter çikolatalar güçlü antioksidandırlar. Sebebi içeriğinde yüksek oranda bulunan kakaonun flovonoidler, epikateşin, kateşin ve prosiyanidinden zengin olmasıdır.

Peki neden bitter çikolata sütlü çikolatadan daha fazla antioksidan kapasiteye sahiptir?

Çünkü sütlü çikolatanın içeriğindeki süt flovonoidleri bağırsak emilimini yavaşlatır ve sütlü çikolatalar daha az oranda kakao içerir.

“Çikolata tüketenler daha zeki olur” demek doğru olur mu bilmem ama çikolata beyin fonksiyonlarını ve konsantrasyonu arttırır. Öğrenme ve kavrama faaliyetlerini güçlendirir.

Bilimsel bir araştırmada haftada en az bir defa düzenli çikolata yiyen insanların zihinsel olarak daha iyi performans sergiledikleri görülmüştür.

Son yıllarda yapılan araştırmalar çikolata tüketiminin görsel uzamsal zekayı güçlendirici olduğunu göstermiştir.

Görsel uzamsal zeka, nesneleri zihnimizde canlandırma, biçimleri hayal etme, ayrıntıları hatırlayabilme, üç boyutlu bir nesnenin şekil ve görüntüsünü algılama kabiliyetidir. Ayrıca çikolatanın bilgileri akılda tutan ve kullanmayı sağlayan çalışma belleği üzerinde de olumlu etkileri vardır.

Güçlü bir görsel zeka belleğimize aldığımız şeyleri daha kolay ve hızlı biçimde hatırlayabilmemizi kolaylaştırır. Örneğin yeni gördüğümüz yüzleri, telefon numaralarını, tuttuğumuz notları hatırlamaya yardımcı olmaktadır.

Gelelim çikolatanın diğer bir faydasına. Çikolata kan lipid seviyeleri üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Doymuş yağ içeriğine sahip olması nedeniyle olumsuz bakılsa da içeriğindeki doymuş yağın türevinin hayvansal kaynaklı besinlerden farklı olması olumsuz etkilerini değiştirmektedir.

Yapılan bir araştırmada kakao tüketiminin damar sertliği, sonradan gelişen diyabet ve hipertansiyon görülme sıklığını düşürdüğü gözlemlenmiştir. Diğer bir çalışmada ise kakao alımının kan basıncıyla ters orantılı olduğu bulunmuştur.

Bunlardan yola çıkarak çikolata tüketiminin bazı metabolik hastalıklar üzerinde olumlu etkileri olduğunu söyleyebiliriz.

Çikolatanın faydalarından en önemlisi strese karşı etkili olmasıdır. Çikolata, stres azaltıcı olarak görev yapan valerik asit içerir. Çikolata beyinde mutluluk hormonu olan başta da bahsettiğim gibi serotonini artırır. Yani bitter çikolata doğal bir antidepresandır.

Çikolatanın faydalarından bahsettikten sonra dünyadaki ve ülkemizdeki çikolata tüketimindeki duruma değinmesek olmaz:

  • Dünya çapında çikolata tüketimi yıllık: Yaklaşık 1 milyon ton
  • Dünyada çikolata tüketiminde Türkiye: 5. sırada
  • Türkiye’de bir senede üretilen çikolata: 240.000 ton
  • Ülkemizde bir kişinin yılda ortalama tükettiği çikolata: 3,1 kg

Ek bir bilgi!

Bu tüketimin %50 ‘sini de Ramazan Bayramı’nda gerçekleştiriyoruz.

Peki sağlıklı bir insan için günlük tüketim ne kadar olmalı?

Günlük 20 gram kadar bitter çikolata tüketimi sağlıklı bir ölçüttür. Bu da 2-3 kare kadar çikolataya tekabül ediyor.

Peki ya fazla çikolata tüketirsek bize ne gibi zararları olur bir de buna bakalım:

Her paketli üründe olduğu gibi çikolataların içerisine gıda katkı maddeleri katılmakta. Bununla beraber içinde bulunan şekerin tüketiminin aşırı olmasının vücut sağlığına zarar verdiğini unutmamalıyız.

Çikolatalar şeker ve yağ içeriği nedeniyle yüksek kalorili olabilir. Bu içerikler sebebiyle çikolata kilo alımına sebep olabilir.

Düzenli olarak çikolata tüketen bireyler migrenlerinde artış yaşayabilirler. Ancak çikolatanın migren tetikleyicisi olduğuna dair yeterli kanıt yoktur.

Çikolatanın zayıf kemik yapısına ve kemik erimesine neden olabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Yayınlanan bir araştırmaya göre, her gün çikolata tüketen yaşlı kadınların kemik yoğunluğu ve gücü daha düşüktür.

Çikolata, mide ekşimesine neden olabilir. Yani mide problemlerini tetikleyebilir.

Çikolata içeriğindeki flovonoidler sayesinde antioksidan etki gösterir demiştik. Bu antioksidanların kanserle savaşmaya yardımcı olduğu düşünülmektedir. Kakaonun kanser hücrelerinin büyümesini engellediğini söyleyen çalışmalar bulunmaktadır; bununla birlikte, kesin antikanser mekanizmaları tam olarak anlaşılamamıştır. Hatta bazı çalışmalar daha fazla çikolata alımının, kanser olma olasılığını artırdığını göstermektedir. Bunun sebeplerinden biri çoğu çikolata ürününün yüksek karbonhidrat içeriği olabilir. Şekersiz çikolata, kanser riskini artırmadan kakaonun faydalarını görmemizi sağlayabilir.

Çikolatanın olası olumsuz etkilerinden sonuncusu da BAĞIMLILIK, sizce çikolata bağımlılık yapar mı? Hadi hep beraber buna göz atalım.

Bazı yiyeceklerin diğerlerinden daha fazla bağımlılık yapıyor. Şeker ve yağ oranı yüksek, birçok çikolata türü gibi yüksek oranda işlenmiş gıdalar , genellikle meyve ve sebzeler gibi daha az işlenmiş gıdalardan daha fazla bağımlılık yapma potansiyeline sahip.

Çikolatanın içeriğindeki kakao yağının avantajları olsa da, yağ oranı da oldukça yüksektir. Bu, çikolatanın bağımlılık yapan bir besin olma potansiyeline katkıda bulunur. Özellikle de bazı çeşitlerde çok miktarda şekerle birleştirildiğinde bu olasılık artabilir. Bunun yanında tatlandırıcı ve yapay tatlandırıcılar gibi gıda katkı maddeleri genellikle çikolata gibi yüksek oranda işlenmiş ve aşırı lezzetli gıdalara eklenir ve bazı çalışamlar bağımlılık konusunda bunların da etkisinin olduğunu düşünmektedir.

Bu nedenle, potansiyel olarak bağımlılık yapan çikolata türlerinden kaçınmanın bir yolu, daha az işlenmiş özellikle şeker ve yağ oranı düşük çikolata çeşitlerini tüketmektir. Buna en iyi örnek bitter çikolatalardır.

Çikolata bağımlılığının belirtileri nelerdir?

  • Çikolatayı “kötü” olarak etiketlemek
  • Yerken genellikle stres veya endişe hissetmek
  • Çikolatayı nasıl ve ne zaman yediğiniz konusunda katı kurallar koymak
  • Çikolatayı tamamen kısıtlamak
  • Çikolata için sürekli istek duymak
  • Çikolata arzusunun vücudun açlık ve tokluk ipuçlarını geçersiz kılması
  • Alışılmadık derecede büyük miktarda çikolatayı zorunlu olarak yemek
  • Arkadaşlardan ve aileden ne kadar çikolata yediğini gizlemek
  • Ne kadar çikolata yediğini kontrol edemiyormuş gibi hissetmek
  • Mideniz ağrıyana kadar çikolata yemek
  • Çikolatanın kilo alımına veya sağlık sorunlarına katkıda bulunması olabilir.

Çikolata yedikten sonra ara sıra bunlardan bazılarını hissetmek normaldir. Ancak, bunları sık hissetmek, bu daha büyük bir sorunun işareti olabilir.

Kakao siyah olduğuna göre beyaz çikolata neden beyazdır?

Beyaz çikolatanın içinde kakao yoktur. Çikolata tadını yağından alır. 

YAZAR: DYT. İKRA SONEL

Benzer Yazılar

1 Yorum

  1. […] güçleniyor.Çikolata ile ilgili Dyt. İkra Sonel’in Çikolata Hakkında yazısını buraya tıklayarak okuyabilir ve çikolata hakkında daha fazla bilgi sahibi […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.