Metabolizmanı Düzenleyerek İnatçı Kilolara Veda Et

Kilo verme süreci her zaman çok kolay geçmez. Hatta genelde başarması, katlanması ve devam ettirmesi zor bir süreçtir diyebiliriz. Amaçladığınız kiloya ulaşmak için çalışırken bir seviyede tıkandığınız oldu mu? Muhtemelen olmuştur 🙂 Kilo verme sürecinde tıkandığınız bu noktalar yanlış diyet uyguladığınızı göstermiyor olabilir. Belki de yalnızca kendinizi ve vücudunuzu yeteri kadar tanımıyorsunuzdur. Yeme düzeni ve fiziksel aktiviteye ağırlık verilen diyetlerde genelde vücudumuzun iç yapısı çok önemsenmez. Oysaki vitamin-mineral eksikliği, metabolizma sorunları, bağırsak florasındaki bakteri çeşitliliği, psikolojik etmenler, bazı hormon düzensizlikleri gibi birçok sebep kilo almamızı ya da vermemizi zorlaştırabilir. Bu yazımızda bunlar arasında metabolik sebeplerle ilgili sorunları inceleyeceğiz. Unutmadan söyleyelim, vücudunuzun vitamin-mineral dengesi de bu konuda çok önemli olduğundan bir multivitamin ile diyetinizi desteklemekte fayda var. Korkmayın, sanıldığının aksine multivitaminler kilo aldırmaz 🙂

Önce şu hep suçladığımız metabolizma neymiş tanışalım… Metabolizma hızı vücudunuzun hareketsiz halde yaktığı enerjidir yani yaşamsal faaliyetleri sürdürebilmek için günlük harcanan kaloridir. Özetle organların çalışma hızını belirler. Bu performansa yaşınız, kilonuz, vücut kas-yağ oranınız, sağlık durumunuz (özellikle hormonal hastalıklara ) ve hareket seviyeniz yön verir. 

Çoğu zaman kilo veremeyen kişiler “ne yesem yarıyor” ya da “ benim metabolizmam yavaş” veya “metabolizmam bozuldu, kalori yakmıyor” gibi yakınırlar. Oysa ki iyi haber metabolizmanız o kadar kolay bozulmaz. Çoğu zaman vücudun calışma sisteminde sorun yoktur ama siz onu doğru yönetemiyorsunuzdur. Özellikle hatalı, çok düşük kalorili, dengesiz şok diyet yapanlarda, sürekli kilo alıp verenlerde, kendine özel diyet listeleri uygulamayanlarda, mucize ilaçlar, diuretik laksatif çaylar tüketenlerde vücut dengesi bozulup metabolizma hızla koruma moduna geçebilir. Önemli olan doğru zamanda doğru diyetleri uygulamak, aç kalmamaktır ve vücudu monotonluktan çıkarmaktır.

Takıldığınız Yerde Sizi Kurtaracak Birkaç Taktik:

  1. Kas kitlenizi artıran spor programları uygulayın. Yeni başlayanlar için hergün 30 dakikalık açık hava yürüyüşleri eklemek, hali hazırda spor yapanlar için ise  1 gün daha spor sıklığını artırmak ya da her seansa 10 dakikalık daha önce yapılmayan aktiviteleri eklemek faydalı olacaktır.
  2. Vücut yağ oranını azaltın. Mutlaka yağ analizi yaptırın. Sadece kilo vermeniz su ve kas kaybına yol açıyorsanız kilo kaybınız takılır. Yağ kaybı için diyet içeriğinin size özel hazırlanmış olması elzemdir.
  3. Vücut sıvınız eksikse şişkinlikleriniz çoktur. Bu durumda beden atamadığı ödem, toksinlerden sebep yavaşlar ve yağ yaksanız da atamaz. Örnek vermek gerekirse, dibi tutmuş tenceredeki kirleri ovaladınız, yağlar parçalandı ama suyla yıkayıp durulamazsanız o tencere temizlenmiş olamaz hatta daha da kirli gözükür. Vücuttaki kırılan yağları atmak için de günlük sıvı alımınızın 2.5 litre kadar olması gerekir. Bunu su ve bitki çaylarının toplamı olarak düşünebilirsiniz.
  4. 2 günlük özel kürler uygulayabilirsin, düşük kalorili radikal diyetleri takılan kilo süreçlerinde kurtarıcı olarak görün ama uzun sureli uygulamayın.
  5. Beslenme planınızı tamamen değiştirin. Daha önce yemediğiniz yemekleri deneyin, farklı kalori seviyelerini uygulayın. Örneğin sizin için hazırladığımız doyuran omlet ve sporcu salatasını ana öğün olarak deneyin.
  6. Kendinize ödül günleri yapın, sizin de kontrollü şımarmaya ihtiyacınız var. Bu hem metabolik hem de psikolojik olarak size iyi gelecektir.
  7. Stres yapmayın!!! Kiloların belli aralıklarda takıldığının normal olduğunu kabul edin, sakinliğinizi koruyun ve artık yeni bedene adapte olan sistem için aslanda bu süreçlerin çok faydalı olduğuna inanin.
  8. Baharat tüketiminizi arttırın. Özellikle acı biber, karabiber, zencefil, zerdeçal, kekik tüketin.
  9. Suyu her gün en az 2 litre için. Su ve bitki çayları, toksin atarak, dolaşımı hızlandırması dışında enerjinizi de yükseltir. Ayrıca bağırsak hareketliliği sağlar.
  10. Mutlaka günde 2-3 kupa bitki çayı tüketin. Çalışmalar özellikle beyaz ve yeşil çayın termojenik etkisini vurgular. Aşağıda paylaştığım “metabolik hız” çayını da deneyebilirsiniz. Güne yayarak içilecek 3 kupa karışık bitki çayı enerjinizi artıracaktır. Önemli not: bu çayları asla kaynatmayın. Demlenen çayları da tekrar ısıtmayın. Sıcak tüketmek isteyenler termosta saklayabilir ya da üzerine sıcak su ilave edebilirler.

Spordan önce 1 bardak yeşil veya beyaz çay içmek metabolik hızı ve yağ yakımını arttırır. Antrenmandan önce karnitin kullanan bir sporcu iseniz karnitinin yeşil çay içermesine önem verebilirsiniz.

  1. Protein kaynaklarını artırın ama aşırıya kaçmayın. Bazı kaynaklarda kas yapmak için ihtiyacınızdan çok daha fazla protein alınmasını öneriyor ki bu hem sağlıksız hem de vücutta yağlanma yapar. Spor sonrası veya akşam öğünlerinizin bolca sebze eşliğinde protein olmasına dikkat edin. Bu protein kaynaklarının yağsız olmasına ve ızgara/buhar/sote/fırın poşetinde sağlıklı yöntemlerle piştiğinden emin olun.
  2. Lifli beslenin, bu hem tokluk sağlar, hem de yağ emilimi azaltır.
  3. Kalsiyum kaynaklarını diyetinizde eksik etmeyin.
  4. Aşırıya kaçmadan kafein alın. Şeker veya tatlandırıcı eklenmeyen kahve metabolizmayı hızlandırır.
  5. Günde 8 saat uyumaya çalışın. Hem kasların dinlenmesi hem de yağ yakımı için elzemdir. Ayrıca uykusuzluk vücudu strese sokar ve iştah açar.
  6. Omega 3 kaynağı besinler enerji verir, hücre yeniler, pek çok hastalığı önler, kalp damardan cilt güzelliğine kadar 7’den 70’ e faydalıdır, yani yararları saymakla bitmez. Diyetinize haftada en az 2-3 kez balık ekleyin, soya filizi, ceviz, badem, omega 3 zengini yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, nohut ve keten tohumu ekleyin.
  7. Demir eksikliğiniz varsa mutlaka doktor kontrolünden geçin, takviye alın ve siyah çayı kesin özellikle de yemeklerden hemen sonra içmeyin.
  8. D vitamini seviyelerinizi kontrol ettirin, eksikse güneşlenin veya takviye alın, doktorunuza danışın.
  9. Spor yapıyorsanız egzersizlerden sonra yarım saat bir şey yemeyin, su veya bitki çayı içebilirsiniz. Bu sayede yağ yakımınız daha hızlı devam edecektir.
  10. Dolaşımı hızlandırmak için tuzu azaltın ve sadece himalaya tuzu kullanın. Özellikle çok sodyum içeren sosları da mönülerinizden çıkarın bunlar yerine sarımsak, limon, karabiber iş görür.

Bütün bunlara dikkat ederek sağlıklı bir metabolizmaya sahip olabilir ve diyet veriminizi artırabilirsiniz. Metabolizma düzeninden bir sonraki önemli adım olan bağırsak florası ve iç organlar konusunda ise size yardımcı olacak harika bir probiyotik tavsiyemiz var. Lactobacillus gasseri isimli probiyotik hem iç organ yağlanmalarınızı azaltabilir hem de dışardan görünen bel bölge yağlanmalarınızı azaltabilir. Bu konuda önereceğimiz iki temel takviye olduğunu söyleyebiliriz. Biri yerli üretim olan Microbiome Lactobacillus Gasseri. Bunu tüm eczanelerden bulabileceğiniz gibi internetten de kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Diğeri ise Swanson Lactobacillus Gasseri. Daha büyük bir şişe olduğundan başlangıç için çok uygun olmayabilir fakat e-ticaret sitelerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.